RAPOR:
EĞRİSU YAYLASININ HUKUKSAL DURUMU
Çamlıhemşin Topluca Köyü’ne ait bulunan ‘EĞRİSU YAYLASI’ ile Ardeşen İlçesi Aşağıdurak Köyü’ne ait bulunan ‘Lelvandere(Golazena) Yaylası’ arasında mevcut olan ortak sınır “Sarıyaprak, Uzunkaş, Lelvan Sırtı, Soğan Sırtı ve Hevek Aşıtı” ile belirlenen nirengi noktalardan geçmektedir.
Aşağıdurak Köyü tarafından kullanılan bu yaylanın tamamı Eğrisu Yaylası’nın bir parçası idi. Aşağıdurak Köyü’nden olan imam Kulaberi Ali Efendi, on sekiz yıl boyunca Topluca Köyü’nde imamlık yapmış ve hizmetleri karşılığında talebi üzerine bu yayla kendisine verilmiştir. Nitekim, 12514 numarası ile Ankara 1. Noterliğince numaralanmış vesaikte:” Ki bu vesaik, hücceti şeriye olduğu anlaşılmış, Thombu Ğorma Deresi ve Micgure Deresi hudut dahilinden ta: Altıparmak Dağı’na varıncaya kadar bir tarafı Soğan Sırtı, bir tarafı Ombole sırtı’na varıncaya kadar dereden tepeye Zano(Davacı Sano köyü) nam kariyesi ahalisinin ebean ced tasarruflarında olduğu beyan edilmiş, bu kabul edilmiş, bu hudutların tetkikinde krokide görüldüğü üzere Ombole Sırtı, Eğrisu Deresi’nin batısında kalıyor.” Hukuksal tespit mahkemece yapılmıştır.
Eğrisu Yaylası’nın tamamı, Hemşin Mermanat Köyü’nden, Topluca Köyü Halkı tarafından satın alınmıştır. Topluca Köyü ve Aşağıdurak Köyü yöresel dil olarak Lazca konuşmalarına rağmen her iki yaylanın ortak sınırını oluşturan nirengi nokta isimlerinin Türkçe olarak belirlenmiş olması da bu gerçekliğin en doğal bir hukuksal kanıtıdır. Ayrıca, Aşağıdurak Köyü ile Yukarıdurak Köyü başlangıçta bir köy iken daha sonra ayrılmışlardır. Bu köylerin diğer yaylaları ortaktır. Lelvandere Yaylası, dedelerimiz tarafından hibe edilmemiş olsaydı Yukarıdurak Köyü’nün de bu yaylaya ortak olması gerekirdi.(EK-1)
Başlangıçta üç ailenin orada yerleşmesine izin verilmiş olmasına rağmen, zaman içinde Topluca Köyü halkının gösterdiği hoşgörü neticesinde nüfus ve yerleşim yoğunluğu artmıştır. Yaylası olmayan başka köyler de bu yayladan istifade etmeye çalışmışlardır. Böylece verilen kısım yetersiz kalınca yayla evlerine kadar tecavüz etmeye başlamışlardır.
Eğrisu Yaylası’na yapılan tecavüzleri durdurmak amacıyla, yönetsel ve yargısal işlemlere başvurulmuştur. Yapılan işlemler sırasıyla aşağıda gösterilmiştir:
A. YAPILAN YÖNETSEL İŞLEMLER:
1- El atmanın önlenmesine ilişkin, 5917 sayılı yasaya dayanılarak alınan karar:
Pazar Kaymakamlığı’nın 14.09.1954 tarih ve 29 sayılı kararı ile, Topluca Köyü’nün elinde mevcut olan resmi belgeler esas alınarak, yukarıda bahsedilen ana nirengi noktalarından geçmek üzere, 5917 sayılı yasa uyarınca Topluca Köyü tarafından yapılmış olan meni müdahale başvurusu üzerine, Aşağıdurak Köyü halkının el atmasının önlenmesine ilişkin karar verilmiştir. (EK-1)
2- Asayişin sağlanması amacıyla alınan ikinci karar:
Aynı yerde meydana gelen tecavüz olayı nedeniyle, her iki köy halkı arasında meydana gelen eylemli saldırı sonucunda bir kişinin silahla yaralanmış olması nedeniyle Ardeşen Kaymakamlığı’na vekâlet eden Jandarma Yüzbaşının verdiği geçici kararla Topluca Köyü halkının, Beyaz Su’dan yukarıya 3 gün, Beyaz Su’dan aşağıya 7 gün, bu araziye girmesi engellenmiştir.
Bir taşınmaz üzerinde yalnızca bir kez men kararı verilebileceği gerçeğine rağmen o dönemde Topluca Köyü’nde yeterli sayıda okur-yazar bulunmadığından ve Ardeşen’de görevli kaymakamların da hukuka saygılarının olmamaları ve mesleki yetersizlikleri nedeniyle haksız men kararı, 3 gün ve 7 gün süreli olduğu halde; 1961 yılına kadar 7 sene boyunca uygulanmış ve 5917 sayılı Yasa ihlal edilmiştir. Bu haksız uygulama, Rize Valiliği’ne yapılan şikâyet sonucunda valinin talimatıyla ortadan kaldırılmıştır. (EK-1)
B. YAPILAN YARGISAL İŞLEMLER:
1- Topluca Köyü tarafından açılan men-i müdahale davası:
Ardeşen Aşağıdurak, Sinan ve Manganez köyleri halkının haksız el atmalarının önlenmesi talebiyle, 26.06.1956 tarihinde 1956/79 esas ile Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Topluca Köyü Muhtarı tarafından dava açılmıştır.
Yargılama sırasında Mahkemece geniş bir araştırma ve inceleme yapılmış, Arşiv Genel Müdürlüğü’ne yazı yazılarak, davacı ve davalı köylere ait isim ve belge kayıtlarının bulunup bulunmadığı sorulmuştur. Umum Müdürlük tarafından verilen cevabi yazıda: “….25.5.1957 tarihli Umum Müdürlük tarafından 118-1-1473 sayılı yazının gönderildiği, gönderilen yazının tetkikinde Siğamin Atina(Pazar)’ya tabi olduğu, yalnız gerek köyün ve gerek menafine müteallik meallerin hududu yazılı olmadığı, yapılan defter aramalarında bu hudut ve mevkide rastlanılmadığı, bu sebeple kayıt da gösterilemediğinin bildirildiği görüldü.
Davacılar, yazılı delil olarak ikinci oturumda, beş parçadan ibaret hüccet ve ferman ibraz etmiş …” tespiti yapılmıştır.
Cevabi yazıda ayrıca, davacı ve davalı köylere ait isim ve belge kayıtlarının bulunmadığı, son yüz yıl içinde herhangi bir kaydın bulunmadığı, yüz yıldan önce mevcut olabilecek kayıtlar isteniyor ise, istenilen ferman ve belge numaralarının, tarihlerinin ve kayıt defterlerinin numaralarının bildirilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Davalı köyler davaya cevap dilekçeleri ile birlikte açmış oldukları karşı davalarında her iki yayla arasında ortak sınır olan ve nirengi noktalarından geçen sınırın, Eğrisu Yaylası’nın batısından geçtiğini iddia ederek yaylanın tümünü ele geçirmeye çalışmışlardır. Keşif sırasında dinlenen ve bu iddia doğrultusunda ifade veren bilirkişi Musa Navdar’a hakim tarafından iddia doğru ise, Eğrisu yayla evlerinin o bölgede bulunmasının gerçek nedeni sorulduğunda, yayla evlerinin niçin orada bulunduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Davacılar bu iddiaları ile Topluca Köyü’nün yayla evlerinin kaldırılmasını talep etmişlerdir. Hukuksal belgelere aykırı ve hayatın gerçekleriyle uyum sağlamayan bu iddia, mahkeme tarafından reddedilmiştir. İddianın ve dinlenen karşı taraf tanıklarının beyanlarının yalan olduğu mahkeme kararıyla tespit edilmiştir. (EK-1)
Mahkeme, 1961/7 sayılı kararı ile, davalı köylerin temsilcileri tarafından hukuken geçerli olabilecek herhangi bir yazılı belge ortaya koyulamadığından, davacı Topluca köyü muhtarlığı olarak beş adet yazılı belgenin mahkemeye ibraz edilmesi, bilirkişilerin de, bu belgelerde bahsedilen sınırları aynen doğrulamaları neticesinde Topluca Köyü’nün açmış olduğu davası kabul edilerek karşı tarafın savunmasına dayanan karşı davası ise reddedilmiştir.
Mahkeme, gerekçeli kararında özetle:” … bu hususta aşikar bir ferman da bulunmadığından hüccetlere itibar etmek lazım geldiği cihetle, mahkemece de bu yolda hareket edilmiş ve mevcut delail karşısında, kroki 1 numarada görülen ve davacıların münazaalı yer olarak gösterdikleri gayrimenkulün, yaylanın davacılara ait olduğu bahsi geçen Uzunkaş, İnceçakıl, Lelvan Sırtı, Soğan Sırtı ve Hevek Aşıdı’nın da Eğrisu Deresi’nin doğu tarafındaki tepeler üzerinden, kuzeyden güneye sıralandığı ve mevki olarak isim aldığı ehlivukuf Musa Navdar ve davalı şahitlerinin, diğer iki ehlivukufun davacı şahit beyanları ve bahsi geçen ve davacı tarafından ibraz edilen hüccetler gereğince ve bunlar karşısında değer taşımadığı bu beyanların yalan olduğu neticesine varılmış, bahsi geçen hudutların Eğrisu Deresi’nin batısında olmadığı anlaşılmış, Eğrisu Deresi’nin hemen kıyısında bulunana Davacı Sano köylerine ait yayla evlerinin de mevcudiyeti, Sanoluların buraya zilyet bulunduğunu, bu zilyetliğinin kadimden beri olduğu, ayrıca delil olarak mahkemece kabul edilmiş, davalı tarafın ancak keşif mahallinde yazılı vesika ibraz ettiği görülmüş, bunlar da ehlivukuflara sorulduğunda, münazaalı gayrimenkule ait olmadığı anlaşılmış, bu yaylanın kadimden beri davacı köylüler tarafından otundan, suyundan ve hüsnü niyetli olarak istifade edildiği, hayvanların otlatıldıkları bir yayla olduğu ve tetkik edilen bahsi geçen vesaik gereğince bu yaylanın davacı köye kadimden beri tahsis edildiği kanaatine varılmış, davalılar, karşılık dava babında ayrıca bir delil getirememiş olduklarından, davacı tarafın iddiasının kabulü ile ve davalıların münazaalı gayrimenkule müdahale ettikleri anlaşılmış olduğundan, cümle davalıların taleplerinin ve karşılık davalarının reddi ile kroki-1 numarada gösterilen hudutları garben Eğrisu Deresi, şarken Uzunkaş, İnceçakıl, Lelvan Sırt, Soğan Sırtı ve Hevek Aşıdı, Şimalen Çarkı Irmağı, cenuben Beyazsu Irmağı ile çevrilmiş bulunan Eğrisu Yaylası’nın bu kısmına davalılar müdahalelerinin reddine….” Görüşüne dayanarak karar verildiği görülmektedir.
Mahkemece verilen karar, davalılar tarafından temyiz edilmiş ise de; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 7.10.1961 tarih ve 3949/5 sayılı kararı ile onaylanmış; 27.12.1961 tarihinde karar kesinleşmiştir. (EK-2)
2- Komşu köyler tarafından iade-i muhakeme davası açılması:
Aşağıdurak, Sinan ve Manganez Köyü, Sano Köyü muhtarları tarafından açılan davanın kabul edilmemesi amacıyla açtıkları mukabil davanın reddedilmesi üzerine, ele geçirdiklerini iddia ettikleri bir fermana dayanarak iade-i muhakeme davası açmışlardır. Dayandıkları ferman, 1216 tarihini taşımaktadır. Bu Ferman’da yazılı olduğuna göre, Lelvandere (Golezana) Yaylası’nın, Sano (Topluca) Köyü’ne ait Eğrisu Yaylası ile ortak sınırının, Uzunkaş, Sarıyaprak, İnceçakır, Lelvan Sırtı, Soğan Sırtı ve Hevek Aşıdı olduğu ve bu sınır gerçekte Lelvandere Yaylası’nın batı tarafından Eğrisu Yaylası’nın doğu tarafından geçtiği ve çakıştığı halde, önceki ilamı geçersiz kılmak amacıyla bu sınırların Eğrisu Yaylası’nın batı tarafından geçtiğini göstermekle, Eğrisu Yaylası’nın dava konusu olan bölgenin dışı da dahil olmak üzere tümünü içine alacak biçimde, davanın açıldığı ve gerçek dışı beyanda bulundukları Mahkeme kararı ile sabit olan iki bilirkişinin beyanına dayanılarak davanın sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır.
Talep kabul edilmiş olsa idi, Topluca Köyü’ne ait bulunan Eğrisu Yaylası’nın tümünün ortadan kaldırılması ve Lelvandere Yaylası’nın bir parçası haline getirilmesi gerekirdi. Yüce Mahkeme, bir içtihat ortaya koymuştur. Mahkeme özetle: “ Davacılar, Mahkememizce evvelce yapılan hudut isimlerinden derenin doğusunda olduğu hususundaki fiili tespite itiraz ile şahitlerin ve mahalli bilirkişilerin beyanlarının yalan ve hakikat hilafının olduklarını iddia etmemişlerdir. Zira, bu iddia dahi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun iade-i muhakeme sebepleri arasında gördüğü anlaşılmıştır ve şahitlerin ve bilirkişilerin beyanlarının yalan olduğu dava mevzuu olmamış ve herhangi bir mahkemece yalan şahadet ve hakikat hilafına mütalaa beyanı kesin hükme bağlanmamıştır. Bu sebeplerle yayla hudutlarının tespitine mütedair derenin doğusunda olduğuna dair mahkememizin sözü geçen hükmünün bilahare iade-i muhakeme talebi altında ibraz edilen 1216 tarihli Ferman’ın tatbiki sırasında bilirkişilerin, mahkemenin kesin tespitine dair görüşünü bilirkişi ve şahit beyanları ile değişmeyeceği izahattan varestedir. (İzah etmeye gerek yoktur) Fiili tespitlerin değişeceğine dair usul kanunumuzda herhangi bir hüküm olmadığı gibi, iade-i muhakeme sebebi olarak da kabul edilmemiştir. Meğer ki, evvelki davadaki bilirkişilerin kasten, hilafı hakikat beyanatta bulundukları hükmen tahakkuk etsin, kaldı ki, böyle bir iddia da ileri sürülmemiştir.
Aynı zamanda fiili tespite taalluk eden ve asıl kanun hükümleri dairesinde kesinleşen hususların, bilahare şahit ve bilirkişi beyanları ile değişmeyeceği tabi olacağı gibi, bu hususun aksine bir fikir de ileri sürmek, kesin hüküm nazariyesine aykırı ve aynı zamanda mahkemelerin hükümlerinin müessiriyet derecesini azaltır ve tehlikeli bir duruma sokar. ….. Hadisemizde, bu durumun tam aksine tecelli ile münazaalı yer Lelvandere Yaylası içine girmediği ve ilk davalarının hudutların doğuda kaldığı anlaşılmış ve bu husus şimdiki davacılar aleyhine müşterek hududu doğuda bulunduğu hususu kesinleşmiştir; Mahkememizin, müşterek hudutların, derenin doğusundaki tespitini bilahare iade-i muhakeme ile kabul edilerek ilk tespit yani, doğudaki hudutların iade-i muhakeme ile batıda olduğunun kabul edilmesi imkân dışı görülmüştür.” Temel hukuksal görüşüne dayanarak iade-i muhakeme davasının reddine karar vermiştir. ( Esas 1956/79, Karar 1964/31)
Üç köyün muhtarları tarafından açılan iade-i muhakeme davası, bilimsel gerekçelere dayanılarak reddedilmiş ve ilk karar doğrulanmıştır.
Karar, davacılar tarafından temyiz edilmişse de, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi tarafından talep reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN YANDAKİ SAYFA LİNKLERİNE TIKLAYIN. SAYFA-1 SAYFA-2 SAYFA-3 SAYFA-4 SAYFA-5 |